Bu Blogda Ara

7 Kasım 2013 Perşembe

Halil Atılgan: Geçmişten Günümüze Tarsus Türküleri (2007) - CD - 3

Dr. Halil Atılgan
[© Halil Atılgan - KanalKultur] - Sözleri Yönünden Tarsus Türküleri

Tarsus türkülerindeki sözlerin bir kısmı Karacaoğlan'a ait, bir kısmı ağıt karakterinde, bir kısmı da mâni türündedir. Tarsus Karacaoğlan bölgesi içerisinde yer almasına rağmen türkü sözlerindeki edebi estetik istenilen ölçüde değildir. Çukurova'da gelişen ve de günümüze kadar da gelen "Karacaoğlan Çığırmak" tabirinin bölgede bilinmeyişi de oldukça dikkat çekicidir. Karacaoğlan'ın Çukurovalı olması yöredeki türkü sözlerini ister istemez etkilemiştir. Tarsus Huzurkent'ten (Köselerli) Ahmet Kocayel'den derlediğimiz sözleri Karacaoğlan'a ait olan şu dörtlükler ben Karacaoğlan'ım diye haykırmaktadır.

Amana da deli gönül amana
Kalmadı iyi gün devri zamana
Cevheri de denk ett iler samana
Yük masnıtı bulmaz toy olmayınca

Karacaoğlan derki yiğitler öğer
Açılmış meyvenin dalını eğer
Güzellik kıymatın bin altın eder
Nitmeli güzeli huy olmayınca

Yöre ozanı Çukurova'da yaşar da Çukurova'yı türkülerinde dile getirmez mi. Elbett e getirir. Çukurova'yı dörtlüklerinde iplik iplik işler, açları doyurduğu, taşının toprağının altın olduğu Çukurova, Âşık Mahrumi'nin dilinde ve telinde nağmeleşir. Âşık Mahrumi:

İşte geldim gidiyorum
Şen olasın Çukurova
Çok aşın ekmeğin yedim
Helâl eyle Çukurova

Sen olasın dile destan
Her tarafın bağın bostan
Haber geldi nazlı dosttan
Durmak olmaz Çukurova

diyerek ona olan sevgisini, Çukurova'dan da habersiz gitmeyeceğini ifade etmeye çalışır. Tarsus hem ovada, hem de Toroslar'da yerleşim birimi olan bir ilçe merkezidir. Ovanın Toroslar'a bağlandığı yerler engebelidir. Eskiden bu engebeli arazilerin en güzel süsü kınalı kekliklerdi. İnsafsız avcılar bu kuşun da adı geçen yerlerde neslini tüketti.

Kekliğim seker ağlar
Tüyünü döker ağlar
Anasız gelin olan
İçini çeker ağlar

Kekliğim uçar gelir
Yurdundan kaçar gelir
Gönül koşar ardından
Dağları aşar gelir

Dörtlüklerinde olduğu gibi yöre türkülerinde keklik hâlâ yaşamaktadır. Tarsus üzümüyle de meşhur bir yöremizdir. Bu özellik çeşitli etkinliklerle dile getirilir. Üzüm Festivali münasebetiyle en iyi üzüm yetiştirene ödüller verilerek üretimin artırılması sağlanır. Bölgede yetişen Tarsus Beyazı aranan üzüm cinslerindendir. İşte Tarsus'un bu özelliği yakılan mânilere dahi konu olmuş, türkülerine de girmiştir.

Tarsus'un üzümü
Salkım salkım düzümü
Çocukları atarken
Yumdum iki gözümü

Yöre halkı türkülerinde, mânilerinde yaşadığı yöreyi de sıkça dile getirmiş, Tarsus adı da yerleşim birimi olarak halkın dilinde destanlaşmıştır.

Tarsus'tan aldım ipek
Seviyorum seni pek
Yalancı deme bana
Sözüm vallahi gerçek

Yöre halkı ağıt yakmakta da oldukça marifetlidir. Bu da halkın duygulu olmasından kaynaklanmaktadır. Molla Kerim[1]: Çeliktaş Müfreze (Çete) Komutanı'dır. Fett ah takma adını kullanmıştır. Millî kuvvetlere ilk katılanlardandır. Tarsus'un müdafaasında 28. 7. 1920'de Fransızlar tarafından Tarsus Köprüsünde şehit edilmiştir. Şehit olan Molla Kerim'e anası tarafından yakılan ağıt bir ananın duygularını ne güzel dile getirmektedir. İşte birkaç dörtlük...

Tayyareler bomba attı
Çeteler hep yere yattı
Yetişin Kavaklı köyü
Molla Kerim esir getti

Molla Kerim terki bağlar
Askerleri silah yağlar
On iki bacısı var
Molla Kerim derde ağlar

Adana'dan yürüdüler
Yenice'yi bürüdüler
Molla Kerim esir oldu
İp takıp ta sürüdüler

Adana'nın arasında
Harp oluyor deresinde
Molla Kerim esir olmuş
Ağır yara neresinde

Görüldüğü gibi Tarsus türkü sözlerinde ağıt karakterinde olanlar ağırlıklıdır. Molla Kerim'in ağıtından başka Çetelerin Ağıtı, Menemenci Yörükün Ağıtı yörede en çok bilinenler arasında ilk sırada yer alır. Ayrıca Tarsus uzun havalarının kırık hava bölümü yoktur. Urfa Divanındaki gibi birkaç mertebesi bulunmaz. Mertebesi olmadığı gibi kırık havaların dörtlük aralarında gezinti yaptığı da görülmez. Dizi içinde seyir ne ise o paralelde yapılan açışlarla uzun havalar icra edilir. Önce ezgiyi serbest bölümde okuyup sonra hareketli bölümün bağlandığı tarzda ezgiler de yoktur.

Tarsus'un halk müziği özellikleri içinde gelin ağlatma ve kına yakma havalarını da unutmamak gerekir. Geline kına yakılırken yöredeki yakımcı kadınlar irticalen, gerekirse bilinen kına havalarını söyleyerek gelini ağlatırlar. Gelini ağlatmak gelenektir. Bu havaların en yaygını: Atladı geçti eşiği / Sofrada koydu kaşığı ve Kız anası kız anası / Hani bunun öz anası adlı ezgilerdir.

Usül Yönünden Tarsus Türküleri

Tarsus Belediyesinin yayımladığı "Geçmişten Günümüze Tarsus'ta Halk Müziği" kitabında incelenen 28 türkünün; 11 tanesi 4/4'ük, 1 tanesi 2/4'lük, 1 tanesi 10/8'lik, 3 tanesi 5/8'lik, 9 tanesi serbest 1 tanesi 7/4'lük, 1 tanesi 5/4 -6/4'lük karma, 1 tanesi 12/4 -13/4'lük karma. Bu duruma göre incelenen türkülerin 12 tanesi; 4/4'lük, 2/4'lük, olmak üzere basit usul gruplarından meydana gelmiş. Kalan 16 türkünün ise 9 tanesi serbest olup uzun hava formundadır. Daha çok Doğu Anadolu Bölgesi Halk Müziğinde karşımıza çıkan 5/8–10/8'likler burada da kendisini göstermektedir. Yöredeki 10/8 ve 5/8'likler 2+3+2+3 tertibindedir. Tarsus'un Silifk e'ye çok yakın olmasına rağmen Silifk e'de yaygın olan 9/8'likler Tarsus'ta Tahtacı mengilerinde karşımıza çıkar. 9/8'lik olan mengilerin tertibi ise 2+2+2+3 olup üçlüleri sondadır.

Daha önce de bahsett iğimiz 2/4, 4/4'lük kırık havalara Tarsus'ta topuk havası denilir. Topuk havası denilmesi ezginin oynak ve coşkulu olmasındandır. Ayaktaki topuk kemiğinin hareketi, oynaklığı eş değer olarak düşünüldüğünden topuk havası denilmiştir. Tarsus uzun havalarının kırık hava bölümü ve Urfa Divanındaki gibi uzun havanın birkaç mertebesi de yoktur. Dizi içinde seyir ne ise o paralelde yapılan açışlarla uzun havalar icra edilir. Sonuç olarak; Tarsus türküleri usul bakımından durağandır. İncelediğimiz türkülerin çoğu 2/4'lük, 4/4'lük, 10/8'liktir. Halk müziği usullerinin her örneğini yörede görmek mümkün değildir.

Hasan Özel

Sarı yıldız mavi yıldız batıyor (Tarsus Arabacı Ağzı) (3. CD - 3)
Sinem üstü düğüm olsun dağ olsun (3. CD - 4)

1963 yılında Adana'da doğdu. Amatör cemiyetlerle başlayan müzik çalışmaları Adana Belediyesi Konservatuvarıyla devam etti. Zaman içinde değişik hocalardan ders aldı. Yöre türkülerini derledi. Aldığı müzik eğitimiyle kendini yetiştirmesini bilen Özel, 1987 yılında TRT'nin açmış olduğu yetişmiş ses sanatçısı sınavını kazanarak Ankara Radyosu'na girdi. Hâlen Ankara Radyosunda Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı olarak görevini sürdürmektedir.

Coşkun Gök

Gümüş telli sazım var (3. CD - 2)
Gurbet elde gezer oldum (3. CD - 7)

1956 yılında Ordu Merkez Uzunmusa köyünde doğdu. İlkokulu Merkez Yağızlı köyünde bitirdi. Ordu Merkez Ortaokulunda ve Ticaret Lisesinde okudu. Ticaret Lisesinin ikinci sınıfından ayrıldı. 1976 yılında Kırklareli'nde askere alındı. Kırklareli ve İstanbul'da çeşitli müzik cemiyetlerinin çalışmalarına katıldı. 1981 yılında TRT'nin açmış olduğu Klâsik Türk Müziği ve Türk Halk Müziği sınavlarını kazandı. Halk müziğini seçti. Hâlen TRT Ankara Radyosunda Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı olarak görevini sürdürmektedir.

Meliha Güneş

Dere kenarından geçtim (3. CD - 1)
Omar'ımın şu mezarı (Omar'ın ağıtı) (3. CD - 5)

12. 07. 1967 tarihinde Muş'un Varto ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. 1984 yılında Hacett epe Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda eğitimini sürdürürken TRT Ankara Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu sınavını kazandı. Ciddi anlamda ilk müzik çalışmalarına da başlamış oldu. 1987'de Ankara Radyosunun yetişmiş ses sanatçısı sınavını kazanarak profesyonel olarak çalışmaya başladı. Yurt içi ve yurt dışında konserler verdi. Çeşitli TV ve radyo programlarına katıldı. 1987 yılında Ankara Radyosunda çalışmaya başlayan Meliha Güneş hâlen Türk Halk Müziği ses sanatçısı olarak görevini sürdürmektedir.

Ali Eser

Ağamı yolladım Urum eline (3. CD – 6)

1948 yılında Tarsus'un Meşelik (Şamlar) köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimi Tarsus'ta tamamladı. 1978 yılında Çukurova Üniversitesinin Ziraat Fakültesinden mezun oldu. Musiki zevki ilkokul yıllarında başladı. Tarsus Lisesi ve Tarsus Halkevininin halk müziği ve tiyatro çalışmalarına katıldı. 2001 yılında Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesinin Halk Müziği Korosunun oluşmasını sağladı. Hâlen Adana Tarım İl Müdürlüğünde Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Ali Eser evli iki çocuk babası olup, musiki çalışmalarını Ziraat Mühendisleri Odasının Halk Müziği Korosunda sürdürmektedir.

Halil Yolsığmaz

Şafak yıldızı gibi doğup parlama (3. CD- 15 - 1)
Evlerinin önü asmadır kızım (3. CD- 15 - 3)

1959 yılında Tarsus'un Nacarlı köyünde doğdu. İlköğrenimini kendi köyünde tamamladı. 1979 yılında askere alındı. Askerliğini bitirdikten sonra bir özel fi rmada çalışmaya başladı. Evli üç çocuk babası olan Yolasığmaz, Tarsus'un mahalli havalarını babasından öğrendi. Halen aynı özel firmada çalışan Yolasığmaz musiki çalışmalarını amatör olarak Tarsus'ta sürdürmektedir.

Hamide Günay

Molla Kerim Ağıtı (3. CD- 10)

1968 yılında, Tarsus Tepeköy'de doğdu. İlköğrenimini kendi köyünde tamamladı. 1998 yılına kadar yaşamını adı geçen köyde sürdürdü. Evlilik nedeniyle Tarsus'a yerleşti. Hâlen Tarsus İsmail Ferahim Şalvuz İlköğretim Okulunda çalışan Hamide Günay evli ve bir çocuk annesidir.

Mustafa Kürklü

Kız senin hece taşında da baykuşlar ötsün (3. CD - 11)

02. 07. 1957 tarihinde Tarsus'un Meşelik köyünde doğdu. İlköğrenimini köyünde orta öğrenimini Tarsus Lisesinde tamamladı. 1979 yılında Köy Hizmetleri Müdürlüğünde geçici olarak göreve başladı. Askerlik nedeniyle 1980 yılında görevinden ayrıldı. Askerlikten sonra Çukurova Sanayi İşletmelerinde göreve başladı. Aynı kurumdan 2004 yılında emekliye ayrıldı. Tarsus Türk Halk Müziği Derneğinin yönetim kurulu üyesi olan Mustafa Kürklü evli ve iki çocuk babasıdır. Musiki çalışmalarını amatörce yönetiminde bulunduğu dernekte devam ettirmektedir.

Filiz Çelik

Aman ağlayı ağlayı da düştüm yollara (3. CD - 8)
Toprağında taşında (3. CD - 9)

1968 Yılında Elazığ'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Elazığ'da tamamladı. Liseyi Yalova'da bitirdi. 1989 yılında Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Üniversite tahsilini sürdürürken Diyarbakır Belediyesinin Türk Halk Müziği çalışmalarına katıldı. Kültür Bakanlığı Şanlıurfa Devlet Türk Halk Müziği Korosunun yetiştirilmek üzere açtığı sanatçı sınavına katılarak başarı gösterdi. 01.01. 1991 tarihinden itibaren de adı geçen koroda ses sanatçısı olarak görevini sürdürmektedir.

Nurettin Çevik

Beni sen dillere destan eyledin (3. CD - 11)

1945 yılında Tarsus'un Çiçekli köyünde doğdu. İlköğrenimi doğduğu köyde tamamladı. İlkokulu bitirdikten sonra Tarsus Halkevindeki halk müziği çalışmalarına katıldı. Burada musiki bilgisini geliştirdi. Selahattin Sarıkaya, Kazım Karaörs ve Sabahattin Sağbaş'tan ders aldı. Tarsus başta olmak üzere çeşitli il ve ilçelerde konserler verdi. Aşkımı dillere destan eyledin / Yollarıma diken dolmuş / Fakire yüz vermezsin / Seversin hep zengini adlı eserlerini okuyarak iki adet 45'lik yaptı. Uzun müddet Mersin gazinolarında çalıştı. Daha sonra Berdan Tekstil Fabrikasına işçi olarak girdi. Çevik, gündüz fabrikada gece de gazinoda çalışmalarını sürdürdü. Üç kız bir erkek çocuk babası olan Çevik, Berdan Tekstil Fabrikasından da emekliye ayrıldı. Hâlen Tarsus'ta ikamet etmektedir.

Âşık Talibi

Hü dedim kapıdan girdim içeri ( Düvaz İmam[2]) (3. CD - 13)

04. 02. 1945 tarihinde Tarsus'un Çamalanı köyünde doğdu. Ana adı Döndü, baba adı Mustafa'dır. İlk öğrenimini Çamalanı köyünde tamamladı. Şartlar müsait olmadığından eğitimine devam etmedi. Çocukluk yıllarında rüyasında saz çalıp türkü söylemeye başladı. Bu arzusu Âşık Haydar Aslan'ın köylerine gelmesiyle gerçeğe dönüştü. Onun saz çalıp türkü söylemesinden etkilendi. 1961 yılında 50 liraya aldığı bir sazla amacına ulaştı. Artık kendisi de saz çalıp deyiş söylemeye başladı. Yörede yapılan cemlere bağlamasıyla katıldı. Zakirlik yaptı. Sahnelerde Kaplan Tarsuslu ve Hacer Buluş'a eşlik ett i. İki kaset çalışması gerçekleştirdi. Kendi deyişlerini sazıyla sözüyle dile getirdi. 1965–1967 yılları arasında İstanbul Sarıyer'de jandarma olarak vatani görevini tamamladı. Deyişlerinde Talibi mahlasıyla tapşıran Veli Talipoğlu 1970 yılında evlendi. İki kız üç erkek çocuk babası olan Âşık Talibi Çamalanı köyünde yaşamanı sürdürmektedir.

Ahmet Talipoğlu

Gel cananım senle biraz konuşak (3. CD - 14)

06. 04. 1954 tarihinde Tarsus'un Çamalanı köyünde doğdu. Ana adı Döndü, baba adı Mustafa'dır. İlk öğrenimini Çamalanı köyünde tamamladı. Şartlar müsait olmadığından eğitimine devam etmedi. 1970 yılında bağlama çalmaya başladı. Ustası ağabeyi Veli Talipoğlu oldu. Cemlerde zakirlik yaparak bağlama çalmasını geliştirdi. O da ağabeyi gibi deyişlerini sazıyla sözüyle dile getirdi. 1974 yılında Afyon Emirdağ'da jandarma olarak askere alınan Talipoğlu aynı birlikten 1976 yılında terhis oldu. Çeşitli meclislerde bağlamasıyla kendi deyişlerini dile getirdi. Saza söze olan merakı Çamalanı köyünde bir bağlama atölye açmasına vesile oldu. İmal ett iği bağlamaları pazarlayarak hayatını kazandı. Şimdi aynı atölyede bağlama teknesi yapıp pazarlamakta, iki dönemdir de köyün muhtarlığını yapmaktadır. Bir kız, iki erkek çocuk babası olan Ahmet Talipoğlu Çamalanı köyünde çalışmalarını sürdürmektedir.

Geçmişten Günümüze Tarsus Türküleri: CD - 3

1. Dere Kenarından Geçtim : Meliha Güneş
2. Gümüş Telli Sazım Var : Coşkun Gök
3. Sarı Yıldız Mavi Yıldız Batıyor (Tarsus Arabacı Ağzı) : Hasan Özel
4. Sinem Üstü Düğüm Olsun Dağ Olsun : Hasan Özel
5. Omar'ımın Şu Mezarı (Omar'ın Ağıtı) : Meliha Güneş
6. Ağamı Yolladım Urum Eline : Ali Eser
7. Gurbet Elde Gezer Oldum : Coşkun Gök
8. Aman Ağlayı Ağlayı da Düştüm Yollara : Filiz Çelik
9. Toprağında Taşında : Filiz Çelik
10. Molla Kerim Ağıtı : Hamide Günay
11. Beni Sen Dillere Destan Eyledin : Nurettin Çevik
12. Kız Senin Hece Taşıyın Üstünde de Baykuşlar Ötsün : Mustafa Kürklü
13. Hü Dedim Kapıdan Girdim İçeri : Âşık Talibi
14. Gel Cananım Senle Biraz Konuşak : Ahmet Talipoğlu
15. Mizansen
(1) Şafak Yıldızı Gibi Doğup Parlama (Atalım Atma)
(2) Toprak Bastı
(3) Evlerinin Önü de Asmadır Kızım (Gelin Ağlatma)
Çalanlar: Davul: Selim Kapçin, Zurna: Ertuğrul Seslidavul
Seslendirenler: Halil Yolasığmaz, Abdil Çemer, Mahmut Özaltınoğlu, Enver Çakır, Mustafa Kürklü, Kadrişar Urul
Türküleri söyleyen: Halil Yolasığmaz

Dere Kenarından Geçtim

Söz-Müzik : Hasan Özçivi

Soğuk sularından içtim
Ben bu derde nerden düştüm
Bilemem bilemem bilemem yâr bilemem

Şu gönlümü aldı kaçtı
Başka yâr ile dolaştı
Bana nispet yaptı kaçtı
Gülemem gülemem gülelemem yâr gülemem
Aylar oldu hâlâ gelmez
Gelip şu halimi görmez
Perişanım kimse bilmez
Diyemem diyemem diyemem yâr diyemem

Gümüş Telli Sazım Var

Derleyen : Sabahattin Akdağcık
Yöresi : Tarsus
Kaynak Kişi : Sabahattin Akdağcık

Gümüş telle sazım var
Ne bahar ne yazım var
Gel öpeyim gül yârim
Al yanakta gözüm var

Bağlantı
Senin adın gül pembe
Yanakları al pembe
Ağlamak yakışmıyor
Birazıcık gül pembe

Gel gülüm gel güzelim
Dağı taşı gezelim
Âşıkların yoluna
İnci mercan dizelim
Bağlantı

Sarı Yıldız Mavi Yıldız Batıyor (Tarsus Arabacı Ağzı)

Derleyen : Plaktan
Yöresi : Tarsus
Kaynak Kişi : Tarsuslu Abdülkerim

Sarı yıldız mavi yıldız batıyor yâr diyar amman batıyor
Cümle kuşlar destur almış ötüyor
Herkes sevdiğini almış koynunda yatıyor yâr diyar amman yatıyor
Ah bir benim yatak gülüm nenni nen ninen ninen ninen ni diken olmuş batıyor

Bağlantı
Aman Yunus durma gel
Canım Yunus durma gel
Ben cahilem uyma gel
Oy esmez esmez
Yüküm ağır camızım çekmez

Sinem Üstü Düğüm Olsun Dağ Olsun

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Huzurkent
Kaynak Kişi : Ahmet Kocayel

Sinem üstü düğüm olsun dağ olsun
Çevre yanı mor sümbüllü bağ olsun
Irak yakın kömür gözlüm sağ olsun
Hayalin gönlümde ağlar gezerim

Benden selam olsun yedi benliye
Gam kasavet bastı garip gönlüme
Saçım başım yolup kendi kendime
Geyik postlarını bağlar gezerim

Karacaoğlan der ki derdim deşmeye
Arzuhal yazdırdım yâre göçmeye
Aman deyip kapısına düşmeye
Dertli yüreğimi dağlar gezerim

Omar'ımın Şu Mezarı (Omar'ın Ağıtı)

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Huzurkent
Kaynak Kişi : Ahmet Kocayel

Omar'ımın şu mezarı
Ne kötüymüş yazıları
Ağlaşıyor bacıları

Bağlantı
Aman Omar gardaş Omar
Anan seni evde öner (Bekler)

Omar çalardı sazını
Herkes bilirdi nazını
Ağlatıyor el kızını
Bağlantı

Ağamı Yolladım Urum Eline

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Meşelik
Kaynak Kişi : Ali Eser

Ağamı yolladım da Urum eline
Çifte tabanca koydum inci beline
Kına yakışmaz mı da taze geline

Bağlantı
Emine'm Emine'm allı Emine'm
Çevresi oyalı pullu Emine'm

Emine'm oturmuş milinen oynar
Milini yitirmiş gülünen oynar
Şimdi benim yârim kiminen oynar
Bağlantı

Gurbet Elde Gezer Oldum

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Huzurkent
Kaynak Kişi : Ahmet Kocayel

Gurbet elde gezer oldum
Şeker şerbet ezer oldum
Bu derdi ben çeke çeke
Hem canımdan bezer oldum

Bağlantı
Sevdiğim etme eyleme
Beni candan terk eyleme

Gurbet elde gezer misin
Şeker şerbet ezer misin
Ben derdimi sana desem
Dertli diye yazar mısın

Aman Ağlayı Ağlayı da Düştüm Yollara

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Huzurkent
Kaynak Kişi : Ahmet Kocayel

Aman ağlayı ağlayı da düştüm yollara
Aman kavuşayım da boz bulanık sellere
Aman ünü şanı duyulmadık ellere
Hele düşmeyince gönül senden ayrılmaz

Yörü güzel yörü de yolundan kalma
Her yüze güleni de dost olur sanma
Ecelden korkup da sen geri durma
Yiğidin alnına yazılan gelir

Toprağında Taşında

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Çukurova / Tarsus
Kaynak Kişi : Fahri Işık

Toprağında taşında
Benleri var kaşında
Sen bahar içindesin
Ben ömrümün kışında

Bağlantı
Dert bende derman sende
Aşk bende ateş sende
Yıktın gönül evimi
Din iman yok mu sende

Gül kuruttum ırakta
Gözüm karada akta
Herkesin yâri geldi
Benim yârim ırakta
Bağlantı

Dumanlı dağlar başı
Aktı gözümün yaşı
Bana çok çektirdin sen
Dinmez gözümün yaşı
Bağlantı

Molla Kerim Ağıtı[3]

Derleyen : Dağarcık Dergisi
Yöresi : Tarsus
Kaynak Kişi :

Adana'nın arası
Azdı yiğidin yarası
Çatlayıp da ölmemiş mi
Böyle yiğidin anası

Adana'nın arasında
Harp oluyor da deresinde
Molla Kerim yaralanmış
İki kolun arasında

Evimizin önü çeti
Tevir tevir kokar otu
Molla Kerim esir olmuş
Cephede kişniyor atı

Evimizin önü yonca
Yonca kalkar dam boyunca
Çeteleri harp etmiyor
Molla Kerim olmayınca

Evimizin önü arpa
Koyun gelir kırpa kırpa
Gel gezsene Molla Kerim
Çocukların kaldı körpe

Fireze yastık yapmışlar
Üstüne beylik örtmüşler
Garip miydin Molla Kerim
Yol üstüne uzatmışlar

Beni Sen Dillere Destan Eyledin

Derleyen :
Yöresi :
Kaynak Kişi : Nurettin Çevik

Beni sen dillere destan eyledin
Gurbet ellerini mesken eyledin
Derdinle her gece gözlerim yaşlı
Anamdan babamdan dosttan eyledin

Bağlantı
Aklımı baştan aldın
Görülmez derde koydun
Gurbet ellere saldın merhamet Leyla

Ne Mecnun ne Leyla sevmişti böyle
Sevgine ihanet ettimse söyle
Zulmüne tahammül kalmadı artık
Bana ettiklerin kalır mı böyle
Bağlantı

Kız Senin Hece Taşıyın Üstünde de Baykuşlar Ötsün

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Nacarlı
Kaynak Kişi : Mustafa Kürklü

Ahey
Kız senin hece taşıyın üstünde baykuşlar ötsün
Ak göğsünün üstünde de karayılanlar yatsın
Ahey
Yıl on iki ayda seni sarı sıtmalar tutsun
Sarı sıtmanı da ben bağlayayım yâr senin

Ahey
Şahin gibi de yüksek yüksek uçarken
Keklik gibi de engin engin sekerken
Ahey
Abu Kevser ırmağından içerken
Susuz pınarlardan da kandırdın beni sürmelim of of

Hü Dedim Kapıdan Girdim İçeri (Düvaz İmam)

Derleyen :
Yöresi : Tarsus / Çamalanı köyü
Kaynak Kişi : Âşık Talibi (Veli Talipoğlu)

Hü deyip kapıdan girdim içeri
Baktım erenlerin cemi göründü
Varıp eşiğine niyaz eyledim
Gözüme Muhammet Ali göründü

Bağlantı
Hey dost hey dost hey dost Ali göründü
Hey pir hey pir hey pir Veli göründü

Hasanla Hüseyin divan kurdular
İmam Zeynel Bakır ikrar verdiler
İmam Cafer'e de erdir dediler
İmam Musa Kazım Rıza göründü
Bağlantı

Taki Naki yolda serin verdiler
Hasanül Asker'e gerçek dediler
Talibi'ye gelen kimdir dediler
İmamı Mehdi'yi Resul göründü
Bağlantı

Gel Cananım Senle Biraz Konuşak

Derleyen :
Yöresi : Tarsus / Çamalanı Köyü
Kaynak Kişi : Âşık Talibi (Veli Talipoğlu)

Gel cananım senle biraz konuşak
Sakın ikiliğe girme bir daha
Küskün müsün dargın mısın barışak
Yalana dolana kanma bir daha

Her gördüğün sen de güzel sanarsın
Yüreğine ateş düşmüş yanarsın
Kaptansız deryaya gemi salarsın
Her deryaya gemi salma bir daha

Talibi der ilim bilim insanda
Hak'la hakikat vardır insanda
Okunacak büyük kitap insanda
Gerçeği görmekten kaçma bir daha

Mizansen[4] (Atalım Atma - Toprak Bastı - Gelin Ağlatma)

(1) Of Şafak Yıldızı Gibi Doğup Parlama (Atalım Atma)

Derleyen : Halil Atılgan
Yöresi : Tarsus / Nacarlı köyü
Kaynak Kişi : Halil Yolasığmaz

Of şafak yıldızı gibi doğup parlama
Yavaş yürü de kız kendini sallama
Ölürüm bende senin yoluna da ölmez belleme
Çekip gider yaylasına da alnı top kekilli bir gelin of sürmelim

Of havayı da deli gönül havayı
Alıcı kuşlar da yüksek yapar yuvayı
Yörük kızı da katarlarmış gider mayayı
Çekip gider de yaylasına da alnı top kekilli bir gelin of sürmelim

(2) Toprak Bastı

(3)

Evlerinin Önü Asmamadır Kızım

Söz-Müzik : Sami Hazinses

Evlerinin önü de asmadır kızım
Asmanın dalına da basma sen kızım
Vardığın kapı da el kapısı
Ne söylerlerse de sen küsme kızım [© Halil Atılgan - KanalKultur]

Notlar

[1] Molla Kerim: Çeliktaş Müfreze (Çete) Komutanıdır. Molla Kerim Tarsus'un Karabucak köyünden olup Abdurrahman Kâhyanın oğludur. Fett ah takma adını kullanmıştır. Milli Kuvvetlere ilk katılanlardandır. Tarsus'un müdafaasında 28 Temmuz 1920 tarihinde Fransızlar tarafından Tarsus Köprüsünde şehit edilmiştir. (Kasım Ener, Çukurova Savaşları'nda Adana Cephesi, Türkiye Kuvayi Millîye Mücahit ve Gazileri Cemiyeti Yayını, Sinan Matbaası 1970 Ankara.) Molla Kerim anısına Tarsus'ta bir okula adı verilmiştir. Tarsus Kerim Çeliktaş İlköğretim Okulu Müdürlüğünden edindiğimiz bilgilere göre "Molla Kerim Tarsus'un Sıra köyündendir. Kusun Savaşına katılıp Tarsus Müdafaasında şehit düşmüştür" denilmektedir. Her ne kadar kaynak Molla Kerim'in Tarsus'un Karabucak köyünden olduğunu söylese de bizim Mart 1998 de Tarsus ve civarında yaptığımız folklor araştırmaları sırasında da Molla Kerim'in Tarsus-Sıra köyünden olduğu tespit edilmiştir.
[2] Düvaz İmam: Düvazdeh de denilir. (12 imam demektir) Cemlerde sazla sözle 12 imamı yâd eden Methiyeler Alevi – Bektaşi felsefesinde Düvaz İmam olarak bilinir.
[3]Ağıt Çeliktaş Müfreze (Çete) Komutanı Molla Kerim'in şehit edilmesinin ardından yakılmıştır. Molla Kerim Tarsus'un Karabucak köyünden olup Abdurrahman Kâhya'ın oğludur. Fettah takma adını kullanmıştır. Milli kuvvetlere ilk katılanlardandır. Tarsus'un müdafaasında 28 Temmuz 1920 tarihinde Fransızlar tarafından Tarsus köprüsünde şehit edilmiştir." ( Kasım Ener, Çukurova Savaşlarında Adana Cephesi, Türkiye Kuvayi Milliye Mücahit ve Gazileri Cemiyeti yayını, Sinan Matbaası 1970 Ankara.) Molla Kerim anısına Tarsus'ta bir okula adı verilmiştir. Tarsus Kerim Çeliktaş Okulu Müdürlüğünden edindiğimiz bilgilere göre "Molla Kerim Tarsus'un Sıra köyündendir. Kusun Savaşlarına katılıp Tarsus Müdafaasında şehit düşmüştür" denilmektedir. Her ne kadar Kasım Ener'in, Çukurova Savaşlarında Adana Cephesi adlı eserinde Molla Kerim'in Tarsus'un Karabucak köyünden olduğunu söylese de, bizim Mart 1998'de Tarsus ve civarında yaptığımız folklor araştırmaları sırasında Molla Kerim'in Tarsus'un Sıra köyünden olduğu tespit edilmiştir. Bu ağıt; Tarsus Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesinin müşterek çıkardığı Dağarcık Dergisinden alınmıştır. Cilt 1, s. 3, 18 Ocak 1989 Tarsus.
[4]Tarsus ve yöresi düğünlerinde halay çekmek, halayda atalım atmak, düğün alayı gelini getirmeye gittiğinde kız evi tarafından toprak bastı parası istemek, gelini baba evinden çıkarırken yanık türküler söylemek gelenektir. Tarsus düğünlerinde halaya üçayakla başlanır. Lorke, Pekmez, Saya Halayı gibi oyunlara daha sonra geçilir. "Atalım Atma" halayda türkü söyleyecek kişiyi belirlemek demektir. Bu uygulama daha çok üçayakta yapılır. Atalım atılan kişi türküsünü okuduktan sonra halay çekme işi devam eder. Halayda türkü okuyan elini kulağına atmayı ihmal etmez. Toprak bastı parasını kız tarafının delikanlıları alır. Oğlan evi kız evine gelirken üç beş delikanlı düğün alayının önüne geçerek toprak bastı parası ister. Bu para delikanlılara verilen bir nevi bahşiştir. İstenilen para verildikten sonra düğün alayı serbest bırakılır. Gelinin baba evinden çıkacağı zaman da yanık türküler söylenir. Yanık türkülerinin okunmazsından sonra "İndi bindi" havası çalınarak gelin baba evinden çıkarılır. Her ne kadar bu gelenek şimdi unutuldu ise de biz geçmişi günümüze taşımak amacıyla geleneğin kayıtlara geçmesini sağladık.


Geçmişten Günümüze Tarsus Türküleri (2007) CD - 3 / Hazırlayan ve Genel Koordinatör: Halil Atılgan; Yapım: T. C. Tarsus Belediyesi; Yönetmen: Ahmet Özgül; CD'de Eşlik Eden Sazlar: Bağlama Ailesi - Ercan Erol, Kemane - Hüseyin Yalçın, Kaval - Ferhat Erdem, Zurna - Mey - Adil Çelebi, Klarnet - Salim Kabacı, Ritm - Suat Kuş, Mahalli Zurna - Selim Kapçin, Davul - Ertuğrul Seslidavul; Kayıt: ASC Prodüksiyon Müzik Organize Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti; Fotoğraflar: Ersoy Yalçın; Grafik Baskı: Önder Matbaacılık; ISBN 978-975-00003-7-9

1 yorum: